Duyuru

Collapse
Henüz duyuru yok

Türkiyede tarim ve hayvancilik

Collapse

Unconfigured Ad Widget

Collapse
X
  • Filtreleme
  • Zaman
  • Göster
Hepsini Sil
yeni mesajlar

  • Türkiyede tarim ve hayvancilik

    Hayvan ithalatına yeni kriterler geliyor
    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Milli Tarım Politikası'nın iki önemli ayağından biri olan hayvancılıkta ithalatın aşamalı olarak azaltılacağını, yerli üretimin artırılacağını söyledi. Çelik, besilik, damızlık ve kesimlik canlı hayvan ithalatına yeni kriterler getireceklerini, genç çiftçilere bu yıl verilecek hayvanların ise yüzde 40'ının iç piyasadan karşılanacağını ifade etti.

    Bitkisel üretimde girdi bazlı destekleme modeli için çalışmalar sürdürülürken hayvancılıkta ise dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik önlemler alınacak. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, hayvan ithalatına yeni kriterler getireceklerini söyledi. Genç çiftçilere yönelik 2017 yılı hibe desteği için yakında başvuruların alınacağını belirten Çelik, bu kapsamda verilecek hayvanların yüzde 40'ının iç piyasadan yüzde 60'ının ithal edileceğini vurguladı. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, hayvancılık konusunda sorularımızı yanıtladı:

    > Milli Tarım Politikası'nın ikinci önemli ayağı hayvancılık. Özellikle 2010 yılında başlayan ithalat ile hayvancılıkta dışa bağımlılık arttı. Bu bağımlılığı azaltmak için neler yapacaksınız?

    Bitkisel üretimde olduğu gibi hayvancılıkta da öncelikle mevcut durumun fotoğrafını çektik. Gördük ki, öncelikle istatistiki bilgilerde bir sıkıntı var. Türk-Vet kayıt sistemi istediğimiz gibi değil. Sistemde 78 milyon kayıtlı küçükbaş hayvan,18 milyon büyükbaş hayvan görülüyor. Bu doğru değil.Bu nedenle işletme bazlı danışmanlık sistemini başlattık.Bu sistemde her işletmenin bir sorumlusu olacak.Böylece kayıtlar daha sağlıklı tutulacak.Hayvan sayımızı bu yılın ortasında net olarak doğru bir biçimde saptamış olacağız.

    Verilere baktığımızda kırmızı ette 1 milyon 300 bin ton ihtiyacımız var. Bunun 1 milyon 150 bin tonunu üretebiliyoruz. Kalan 150 bin tonun ithalatla karşılanması gerekiyor. İthalat 2010'da başlamış. O günden bu yana da yapılıyor. Biz bu tabloyu 2010 öncesine çevirmek ve dışa bağımlılıktan kurtulmak istiyoruz.

    > İthalat devam edeerken dışa bağımlılık nasıl azaltılacak?

    Dışa bağımlılığı sona erdirmek için Milli Tarım Politikası kapsamında "milli hayvancılık" politikası uygulamaya karar verdik. Besiciliğin en yoğun yapıldığı ve mera varlığı bakımından daha zengin olan Erzurum, Kars, Ağrı gibi illeri "mera yetiştiricilik bölgesi" olarak belirledik. Damızlık ihtiyacımızı yurt içinden karşılamak için damızlık düve merkezleri kurmaya karar verdik. Damızlık düve merkezlerinin 23'ü onaylandı. Toplamda 27- 28 olacak gibi görünüyor. Koç teke merkezleri için müracaatlar sürüyor. Manda yetiştiriciliğinde 11 merkez kurulacak.

    MERAYI KULLANAN ISLAH EDECEK

    Yetiştiricilik bölgesinde mera varlığının yoğun olduğu bölgeler. Buradaki meraları hayvancılık yapanlara tahsis edeceğiz. Sadece hayvancılık yapmak şartıyla tahsis yapılacak. Çünkü hayvancılıkta temel girdi yem. Yemin hammaddesi dışarıdan geliyor. Yem pahalıysa et pahalı olur. Yemi ucuzlatırsak et ucuzlar. Bunun için meraları hayvancılık yapmak ve merayı ıslah etmek şarttıyla yetiştiricilik yapanlara tahsis edeceğiz. Köy merasını hayvancılık yapanlar kullanacak. O köyde hayvancılık yapılmıyorsa başka köyde hayvancılık yapanlara tahsis edilecek. Türkiye'de 14.5 milyon hektar mera var. Deniliyor ki devlet bu mera alanlarını ıslah etsin. Devlet bunu yapamaz. Kim kullanıyorsa o yapsın. Bu konuda bazı hukuki sorunlar var. Onları da çözeceğiz. Âmâ bir kez daha söylüyorum. Meraları amaç dışı kullanıma asla izin vermeyeceğiz.

    > Devletin rolü ne olacak?

    Damızlık düve merkezlerinde en az 500 başlık işletme kuranlara yüzde 50 hibe desteği sağlıyoruz. Hayvan alımına, ağıl, ahır ekipmana yüzde 50 destek veriyoruz. Mera yetiştiricilik bölgesinde buzağı başına 750 lira destek veriyoruz. Hayvan alımında yine üçte bir oranında destek sağlıyoruz. Hayvancılık yapmak isteyen için çok iyi destekler bunlar. Devlet bunları sağlıyor. Ayrıca suni tohumlamada sütçü ırkların 3.laktasyondan sonra etçi ırklarla tohumlanmasını getirdik. Bu ülke genelinde uygulanacak. Böylece et üüretimini artırmayı hedefliyoruz. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğümüz embriyo transferi için 6 çiftlikte çalışmalara başlıyor. TİGEM bu konuda örnek bir okul gibi çalışacak. Böylece ırk dönüşümünü gerçekleştireceğiz.

    Meraların kullanılması, hayvancılık bölgelerine göre ayrılması, teşviklerin etkin olarak verilmesi, hastalıklarla mücadele, aşılama kampanyası ve buzağı ölümlerinin önlenmesi ile ithal hayvana olan bağımlılığı sona erdireceğiz.

    > Hayvan hasatlıkları ve hayvan hareketleri konusunda ne gibi önlemler alınacak?

    Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü'ne göre hastalıklar konusunda sorunlarımız var. Bu nedenle ihracatta sıkıntı yaşıyoruz. Bir tek Trakya'nın ari olması yetmiyor. Bu nedenle Türkiye'nin tam ortasından aşağıya doğru bir çizgi çekerek batıda kalan bölgenin hastalıklardan ari olması için sadece bu bölgede değil ülke genelinde çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bunun için hayvan hareketlerini kontrol altına almamız gerekiyor. Hayvan nakillerinde ciddi önlemler alacağız. Nakil istasyoonları kurmaya başlıyoruz. Bu konularda bakanlık, birlikler, sivil toplum örgütleri ve serbest veteriner hekimlerimizle ortak çalışmalar yapacağız.

    > Hayvan ithalatı daha ne kadar devam eder?

    Hayvan ithalatını Et ve Süt Kurumu yapıyor. Herkesi kastetmiyorum. Ama bazılarının ithalattan para kazanma hesapları olabilir. Hayvan ithal ederek para kazanmak isteyen kendini düşünür. Ama bizim görevimiz 79 milyon insanımıza ne kazandırırız onu hesaplıyoruz. Öncelikle canlı besilik hayvanın kilosu 4 doların altında olacak. Hayvanlar 3.60 - 3.70 dolara gelecek. Bu konuda bir çalışma yaptık. Avrupa'dan gelecek besilik hayvanların fiyatı canlı olarak kilosu 4 doların altında olacak. Ayrıca tek alıcı Et ve Süt Kurumu olunca orada da fiyat artışı olmuyor. Bizden önceki uygulamada, kendi kendimizle yarışıp fiyat artırmışız. Bu ülkeye kilosu 5-6 dolara ithalat yapılmış. Biz 910 euroya damızlık ithal ettik. Bu fiyatları şunun için veriyorum. Temel amacımız damızlık ve beside hayvan fiyatını düşürmek. HHayvan alım fiyatını düşürürsek et fiyatını 30-40 lira aralığında tutabiliriz. Ana hedefimiz her yıl ithalatı düşürmek ve yerli üretimi artırmak olacak. Bunun için 2018'de yüzde 20 yerli, yüzde 80 ithal hayvan olacaksa bu 2019'da yüzde 50 yüzde 50'ye gelecek. Daha sonra tamamen yerli üretime döneceğiz. Bizim milli hayvancılık politikamız ithalatı değil, yerli üretimi teşvik eden bir sistem. Hayvancılık yapanlara para kazandıracak bir politika olacak.

    > 2010 yılından bu yana yapılan ithalat sonucunda sadece ithal hayvan alarak besicilik yapan bir kesim oluştu. İthalat devam ederken yerli üretim nasıl gelişecek?

    Dışarıdan hayvan getirip besleyip kesmek hayvancılık değil. Şimdi ete ihtiyacımız olduğu için bunu yapmak zorundayız. Ama biz ithal hayvan getirip 5-10 hayvanı olan ailelere vermiyoruz. Yani gemiyle mal getirip dağıtmıyoruz. Et ve Süt Kurumu'ndan hayvan alan yetiştirici, aile işletmeleri değil, besi çiftlikleri. Biz aracıları ortadan kaldırmak istiyoruz. Et ve Süt Kurumu kendi mmasrafl arını da alarak besi hayvanını çiftliklere satıyor. Biz besi hayvanına değil damızlık işletmelerine destek veriyoruz. Amacımız 2010'daki ithalat çarkını tersine çevirmek. İthalatı bir daha yapmayacak şekilde bir düzen kurmak.

    > Süt konusu da çok gündemde. Çiğ süt satışı ile ilgili açıklamalarınız çok tartışılıyor. Ari işletmeler dışında tüketiciye doğrudan çiğ süt satılmayacak algısı var. Bu konuya bir netlik kazandırabilir miyiz?

    Yaptığımız tespitler gösteriyor ki, süt varsa et var. Süt yoksa et de olmuyor. Çiğ süt fiyatı uzun zamandır artırılmamıştı. Çiğ süt referans fiyatını litre başına 1 lira 15 kuruştan 1 lira 21 kuruşa çıkarılmasını sağladık. Bizimde vereceğimiz 9 kuruşluk destekle fiyat 1 lira 30 kuruşa geliyor. Sütte arz fazlası olduğu konuşuluyordu. Bir yandan komşularımızdaki sorunlar nedeniyle ihracatta bir sıkıntı var. Süt arzında bir düşme, yani 2008'deki gibi süt ineklerinin kesilmesi gündemdeydi. Biz bunu önlemek için Et ve Süt Kurumu ile çiğ süt piyasasına müddahale ettik. İnek kesimini önledik. Bir dönem 1 milyondan fazla inek kesildiği için ithalat başladı deniliyor. Biz müdahale etmesek ve inekler kesilse altından çıkılmayacak kadar büyük kriz olurdu. Bunu önledik. Üretici örgütleri aracılığıyla arz fazlası denilen sütü piyasadan alıp süt tozu yaptık. Süt tozunu ihraç ederek krizi önledik. Şimdi bir yandan Çin ile görüşmelerimizi sürdürürken bir yandan yurtdışına yönelik yardımlarımızda süt tozunu ekleyerek bu soruna kalıcı çözüm bulacağız.

    Genç çiftçi desteği için başvurular yakında alınacak

    Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, genç çiftçilere yönelik hibe desteğinde 2017 yılı için yakında başvuruları almaya başlayacaklarını belirterek şu bilgileri verdi: "Genç çiftçilere yönelik hibe desteğinde nakit para yerine ayni olarak destek verdik. Böylece parayı başka amaçla harcaması, başka yere yatırılmasını önledik. Bu kapsamda 15 bin genç çiftçi için 51 bin büyükbaş hayvan ithal ettik. Ayrıca 150 bin küçükbaş hayvan verdik. Genç çiftçilere yönelik 2017 yılı hibe desteği başvurularını yakında almaya başlıyoruz. Bu sene bazı değişiklikler olacak. Diyeceğiz ki, hayvanların yüzde 40'ı içerden, yüzde 60'ı ithal olacak. Erzurum'daki, Kars'taki köylü vatandaşım da para kazansın."

    Sokak sütüne yasak yok

    Çiğ süt satışı konusuna gelince bir tebliğ yayınlayalım ve tüketiciye sağlıklı süt sağlayalım diye bir çabanın içerisindeyiz. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü kriterlerine göre sağlıklı sütün belli koşulları var. Bir miligram sütte 100 binin altında bakteri ve somatik hücre sayısı 400 binin altında ise bu sağlıklı süt olarak adlandırılıyor. Bu koşullarda çiğ sütün tüketiciye zamanında ulaşması önemli. Bunun için sütün 0-4 derece tutulması gerekiyor. Hastalık taşımaması çok önemli. Bu koşullarda çiğ süt üreten 620 ari işletme var. Bu işletmelerin ürettiği toplam süt 1 milyon 300 bin ton. Toplamda 18.6 milyon ton süt üretimimiz var. Sanayiye giden süt miktarı 9 milyon ton. Ari işletmelerde üretilen miktar 1.3 milyon ton. Yaani sanayiye gidenin dokuzda biri ari süt. Bakan olarak benim görevim ari süt miktarını artırmak. Bunu ne kadar artırırsak o kadar daha çok sağlıklı süt tüketilecek. Çiğ süte bir talep var. Tüketici bunu almak istiyor. Bu sütü tüketiciye doğrudan satmak isteyen ari işletmeler var. Bizim yaptığımız tüketici talebi ile üreticinin sağlıklı süt arzını belli koşullarda buluşturmak. Yoksa, Fatma teyzenin üç beş ineği ile ürettiği sütü satmasına karışmıyoruz. Bunu yasaklama diye bir şey söz konusu değil. Kaldı ki, zaten bunu kontrol etmek bile çok mümkün değil. Amacımız sütte ari işletme sayısını artırmak. Ariliği ülke sathına yaygınlaştırmak. Bu sokak sütüne karşı bir uygulama değil. Derdimiz birilerinin sütünü satmak değil, sütün sağlıklı olmasını sağlamaktır.

    Faruk Çelik'ten önemli açıklamalar:

    > Hayvan ithal ederek para kazanmak isteyen kendini düşünür. Biz 79 milyonu düşünmek zorundayız.

    > İthal damızlık ve besi hayvanın fiyatını düşürüyoruz. Hayvan alım fiyatını düşürürsek et fiyatınıı 30-40 lira aralığında tutabiliriz

    > Her yıl ithalat düşecek, yerli üretim artacak. Bunun için 2018'de yüzde 20 yerli, yüzde 80 ithal hayvan olacaksa,2019'da yüzde 50, yüzde 50'ye gelecek.

    > Yem pahalıysa et pahalı olur. Yemi ucuzlatırsak et ucuzlar. Meralar, ıslah etmek şartıyla yetiştiricilik yapanlara tahsis edilecek.

    > Amacımız 2010'daki ithalat çarkını tersine çevirmek. İthalatı bir daha yapmayacak şekilde bir düzen kurmak

    > Bakan olarak benim görevim ari süt miktarını artırmak. Bunu ne kadar artırırsak o kadar daha çok sağlıklı süt tüketilecek. Ariliği ülke sathına yaygınlaştırmak

    > Dışarıdan hayvan getirip besleyip kesmek hayvancılık değil. Şimdi ete ihtiyacımız olduğu için bunu yapmak zorundayız.

    > Genç çiftçi hibe desteğinde, hayvanların yüzde 40'ı içerden, yüzde 60'ı ithal olacak. Erzurum'daki, Kars'taki köylü vatandaşım da para kazanacak.

    > Derdimiz birilerinin sütünü satmak değil, sütün sağlıklı olmasını sağlamaktır
    "Hayat inanan ve salih ameller işleyenler dışında hiç kimsenin kazanamadığı bir oyundur."

    Aliya İzzetbegoviç

    HİSSEANALİZİ TWİTTERDAN TAKİP ETMEK İÇİN ___
    HİSSEANALİZİ FACEBOOK DAN TAKİP ETMEK İÇİN ___
    HİSSEANALİZ YOUTUBE VİDEOLARINI İZLEMEK İÇİN ___
    FORUMA RESİM EKLEMEK İÇİN ___


    HİSSEANALİZİ INSTAGRAMDAN TAKİP ETMEK İÇİN ___

  • #2
    Cevap: Türkiyede tarim ve hayvancilik

    Global Connection, Narenciye Tanıtım Grubu için Denzel Washington ve Ben Affleck ile röportaj yaptı
    Kuruluştan konuya ilişkin yapılan basın açıklaması aşağıda bulunuyor:

    Ünlü aktörler Denzel Washington ve Ben Affleck, Uluslararası Medya Grubu Global Connection'ın sorularını yanıtladı. Oscar Ödüllü aktörler, narenciyenin hayatlarında vazgeçilmez bir yeri olduğuna vurgu yaptılar.

    Denzel Washington... Gülümsemesi ile hayranlarının gönlünde taht kuran iki Oscar ödüllü ünlü aktör.
    Ben Affleck... Hem senarist, hem oyuncu, hem yönetmen. Son Batman Affleck de Oscar sahibi aktörlerden.
    İki aktör, artık yayınlarında dünyaca ünlü Hollywood yıldızları ile yapılan röportajları da konumlandırmaya başlayan Uluslararası Medya Grubu Global Connection'a (GC) konuştu. İki aktörün Oscar dışında bir başka ortak özelliği ise narenciyeye olan düşkünlükleri. Denzel Washington, güne greyfurt veya portakal suyu içerek başladığını söylerken, Ben Affleck, formunu narenciyeye borçlu olduğunu kaydediyor.
    Turizmden inşaata, kültürden sanata, tekstilden emlak sektörüne kadar Türkiye'nin tanıtımı ile ilgili projelere imza atan İsviçre merkezli uluslararası medya grubu GC, dünyaca tanınmış kişilerle gerçekleştirdiği röportajlarla tanıtım çalışmalarına yeni bir boyut kazandırdı.
    Global Connection, tanıtım içerikli yayınlarına ilgiyi artırmak amacıyla, iki Oscar Ödüllü Denzel Washington ve son Batman olan Oscar Ödüllü Ben Affleck'le Golden Globe (Altın Küre) Ödül Töreni için bulundukları Los Angeles'ta bir araya geldi. Global Connection adına röportajları ünlü Türk gazeteci Barbaros Tapan gerçekleştirdi.

    Narenciye tutkusu
    Düzgün fiziği ve enerjik gülümsemesiyle geniş bir hayran kitlesine sahip olan dünyaca ünlü aktör Denzel Washington, güne portakal veya greyfurt suyu içerek başladığını söyledi. Narenciye ürünleri tüketmekten oldukça büyük zevk aldığını belirten Washington, sofrasından narenciyenin eksik olmadığını dile getirdi.
    Son olarak, THY'nin sponsorluğunda beyaz perdeye yansıyan Batman ve Süperman filminde Batman'i canlandıran Oscar Ödüllü ünlü aktör Ben Affleck Türkiye'yi çok beğendiğins söyledi. New York'un taşrasında etin ve sütün hep en iyisini yiyerek büyüdüğünü dile getiren Affleck, taze meyve ve sebzenin hayatında vazgeçilmez bir yeri olduğunu kaydetti.

    Batman, narenciye ile form tutuyor
    Narenciye ürünlerini çok sevdiğini belirten Affleck, "Narenciyenin benim hayatımdaki yeri çok büyük. C vitamini bağışıklığımı koruyor. Çünkü bu meslekte hasta olmak gibi bir lüksünüz yok. Ayrıca fit bir vücuda sahip olmamın en önemli nedenlerinden biri de narenciyeye olan düşkünlüğüm. Narenciyeyi de çok seviyorum ve hiçbir zaman soframdan eksik etmiyorum. Tabs spor da önemli" diye konuştu.

    Dünyada tanıtımı yapılacak
    Global Connection, Narenciye Tanıtım Grubu için hazırladığı bu röportajlara, 5 ülkede 8 yayında yer verecek. Bu röportajlar bütün dünyada yapılacak tanıtımlarda da kullanılarak ünlülerin sofrasından narenciyenin eksik olmadığına vurgu yapılacak. Global Connection, birlikte yayın yaptığı ve yapacağı diğer kurumlara da benzer ünlü röportajları ile destek vermeyi aamaçlıyor.
    Global Connection Genel Koordinatörü Onur Tayşu, "Biz Global Connection olarak, tanıtımını yaptığımız kurum ve kuruluşların maksimum memnuniyetini dikkate alıyoruz. Bizimle aynı yolda yürüyen kurumların, bu yayınlardan sadece memnun kalması değil, geri dönüşlerinin de çok iyi olmasını istiyoruz. Bu nedenle dünyaca ünlü yıldızlarla röportajlar yaparak müşterilerimiz için yarattığımız algıyı en üst seviyelere çıkarmayı hedefliyoruz. Bu röportajlarımıza her geçen gün yenilerini ekleme gayreti içindeyiz" diye konuştu.
    Global Connection, halen 23 ülkede, bu ülkelerin en önemli medya grupları ile ortak yayınlar yapıyor. İngiltere'de Daily Telegraph, Fransa'da Le Monde, Le Figaro, Almanya'da Die Welt, Welt Kompakt, Rusya'da Komsomolskaya Pravda, Kommersant, BAE'de The National ve Al Ittahat ortak yayın yapılan kuruluşlar arasında yer alıyor.
    "Hayat inanan ve salih ameller işleyenler dışında hiç kimsenin kazanamadığı bir oyundur."

    Aliya İzzetbegoviç

    HİSSEANALİZİ TWİTTERDAN TAKİP ETMEK İÇİN ___
    HİSSEANALİZİ FACEBOOK DAN TAKİP ETMEK İÇİN ___
    HİSSEANALİZ YOUTUBE VİDEOLARINI İZLEMEK İÇİN ___
    FORUMA RESİM EKLEMEK İÇİN ___


    HİSSEANALİZİ INSTAGRAMDAN TAKİP ETMEK İÇİN ___

    Yorum yap


    • #3
      Cevap: Türkiyede tarim ve hayvancilik

      Dünya gül çiçeği üretiminin %60'ını karışlayan Isparta yöresinde, üretilen gül yağı ve gül konkretinin tamamına yakını ihraç edildi
      Gül çiçeği üretiminde, dünyada lider konumdaki Isparta yöresinde 2017 yılında yaklaşık 30 bin dekarda üretilen gül çiçeğinden elde edilen gül yağı ve gül konkretinin tamamına yakını ihraç edildi. Hava şartları ve dikim alanlarının genişlemesiyle birlikte gül rekoltesinde bu yıl artış yaşanırken Isparta gülünün Türkiye ekonomisine katkısının yıllık 40 milyon avro olduğu belirtildi.
      İHA muhabirine açıklamada bulunan Gübirlik Genel Müdürü Hasan Çelik, Isparta bölgesinde 2017 yılı gül çiçeği hasat mevsiminin mayısın ikinci haftası başladığını 60 günlük bir gül çiçeği alım kampanyası yürütüldüğünü söyledi. 50'ye yakın alım merkezinde faaliyet gerçekleştiğini aktaran Çelik, "Geçen yıl gül çiçeği rekoltesi 7 bin ton civarındayken bu yıl hava şartlarının uygun gelişmesi ve bir de dikim alanlarının artmasından dolayı 8 bin 500 ila 9 bin ton civarında rekolte gerçekleşti. Bu hem gül yağı hem gül konkreti üretiminin artmasına neden oldu. Geçen yıllara oranla gül çiçeği dikim alanları arttı. Yaklaşık 30 bin dekar civarında gül çiçeği dikim alanın olduğunu söyleyebilirim. Türkiye'de hem gül çiçeği üretimi hem de gül çiçeğinden elde edilen gülyağı ve konkreti üretiminde hem de ihracatında yaklaşık yüzde 60'lık kısmı bu bölgeden karşılanıyor. Bu bizi ülke olarak lider konumda ve sektörün yönlendiricisi konumuna getiriyor. Bu bakımdan dikkate değer konumdayız" dedi.

      Sürdürülebilirlik vurgusu
      Gülde liderliğin sürdürülebilir olmasının önemine dikkat çeken Çelik, "Geçmiş yıllarda gül çiçeğinin alınması ve pazarlanması noktasında bazı sıkıntılar yaşadık. Ben bundan sonraki dönemde sürdürülebilir üretimin gerçekleştirilmesinden yanayım. Gerek Gülbirlik gerek özel sektör bu konuda tedbirli davranmak zorunda. Dünya ekonomisine, sektörün durumuna bakarak dikkatli olmak gerekiyor. Bugüne kadar bir sıkıntı olmadan getirdik. Bundan sonra da olacağını düşünmüyorum. Geçen yıla göre gül çiçeği fiyatında düşüş olmamasına karşın bu yıl mamullerde bir miktar düşüş oldu. Ancak dövizdeki kur artışınndaki orana baktığımızda bu aradaki kaybı karşılayacak bir konuma geldi. Üretici firmaların mağduriyeti söz konusu değil" açıklamasında bulundu.

      "40 milyon avroluk katkı"
      Gül çiçeğinden elde edilen gül yağı ve konkretinin kampanya bitimiyle ihracatına başlandığını belirten Çelik, "Fransa, İsviçre, Almanya, İngiltere, Belçika, Hollanda Japonya, ABD, Kanada ve Körfez ülkelerine ihracat yapılıyor. Hemen hemen üretilen ürünün tamamını ihraç edildi. 2018 kampanyasına kadar çok az da olsa kalan ürünler zaman içinde satılacaktır. Bölgemizdeki bin 500 kilo gül yağı, en az 15 ton gül konkreti imal edildi. Sadece gül çiçeğinden ede edilen gül yağı ve konkreti değil yan sektörü de dikkate aldığınızda 40 milyon avroluk bir girdi sağlanıyor. Coğrafi olarak çok geniş olmamasına rağmen katma değer olarak dikkate aldığımızda küçümsenmeyecek bir rakam. Bu bölgemizde özellikle kırsal kesimdeki nüfusun da kendi bölgelerinde kalmasına sağlıyoruz. Köylerden şehirlere olan göçün önüne geçmek gerekiyor" diyee konuştu.

      Gülde teşvik beklentisi
      Güle teşvik beklentilerinin halen sürdüğünü ileten Çelik, güle yapılacak doğrudan destekle ilgili uzun süredir çalışma yürüttüklerini hatırlattı. Bununla ilgili bakanlığa ve ilgili bürokratlara, milletvekillerine raporları ulaştırdıklarını söyleyen Çelik, "Isparta'daki vekillerimizin yaptığı katkılar küçümsenmeyecek şekilde. Tabi her yıl bir beklenti içindeyiz. Bu yapılan çalışmaları sekteye uğratan bazı hususlar oldu. 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrası yapılan soruşturmalar nedeniyle yaptığımız çalışmalar askıya alındı. 2018 yılı itibariyle yapılacak olan çalışmalarımızdan netice alacağımızı umut ediyorum. Çünkü yapılan raporlamada son noktaya gelmiştik. Gıda Tarım Hayvancılık Bakanlığı nezdindeki çalışmalar belli bir yere kadar neticelendi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız, Isparta'ya davet edildi. Kampanyada bölgemizi ziyaret eder burada üreticilerle görüştükten sonra müjdeli bir haber verirse bu çok güzel olacaktır. Sektöre bir can suyu olaccaktır. Üreticinin devlet tarafından sahiplenmesinin güzel bir örneği olacaktır. Biz de böylece dünyadaki liderliğimizi sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.

      Gül Konkreti
      Fermantasyona uğramamış, rengi ve kendine has yapısını bozmamış son derece taze pembe güllerin extraction metodu ile işlenmesinden elde edilen krem kıvamında, koyu vişne çürüğü rengi görünümünde katı gül yağıdır. Parfüm ve kozmetik sanayinin ham maddelerinden biri olan absolüt üretiminde kullanılır.
      "Hayat inanan ve salih ameller işleyenler dışında hiç kimsenin kazanamadığı bir oyundur."

      Aliya İzzetbegoviç

      HİSSEANALİZİ TWİTTERDAN TAKİP ETMEK İÇİN ___
      HİSSEANALİZİ FACEBOOK DAN TAKİP ETMEK İÇİN ___
      HİSSEANALİZ YOUTUBE VİDEOLARINI İZLEMEK İÇİN ___
      FORUMA RESİM EKLEMEK İÇİN ___


      HİSSEANALİZİ INSTAGRAMDAN TAKİP ETMEK İÇİN ___

      Yorum yap


      • #4
        Cevap: Türkiyede tarim ve hayvancilik

        Tavuk eti üretimi Ağustos ayında geçen yıla göre % 9.9 arttı
        Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Ağustos 2017 donemi Kümes Hayvancılığı
        Üretimi istatistikleri yayımlandı.

        TÜİK'in konuya ilişkin haber bulteni aşağıda bulunuyor:
        " Tavuk yumurtası üretimi 1,6 milyar adet olarak gerçekleşti

        Tavuk yumurtası üretimi Ağustos ayında bir önceki aya göre %2,9, bir önceki yılın aynı ayına göre %3,3 arttı.

        Kesilen tavuk sayısı 111 milyon, kesilen hindi sayısı ise 516 bin adet oldu

        Kesilen tavuk sayısı Ağustos ayında bir önceki aya göre %3,3 azalırken, bir önceki yılın aynı ayına göre %5,5 arttı. Ağustos ayında kesilen hindi sayısı ise bir önceki aya göre %0,3 azalırken, bir önceki yılın aynı ayına göre %9,7 arttı.

        Tavuk eti üretimi 193 123 ton, hindi eti üretimi ise 5 367 ton olarak gerçekleşti

        Tavuk eti üretimi Ağustos ayında bir önceki aya göre %1,4 azalırken, bir önceki yılın aynı ayına göre %9,9 arttı. Ağustos ayında hindi eti üretimi ise bir önceki aya göre %2,7 azalırken, bir önceki yılın aynı ayına göre %10 arttı.
        Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış seriye göre tavuk eti üretimi bir önceki aya göre %0,5 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış seriye göre ise tavuk eti üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre %11,4 arttı. "
        "Hayat inanan ve salih ameller işleyenler dışında hiç kimsenin kazanamadığı bir oyundur."

        Aliya İzzetbegoviç

        HİSSEANALİZİ TWİTTERDAN TAKİP ETMEK İÇİN ___
        HİSSEANALİZİ FACEBOOK DAN TAKİP ETMEK İÇİN ___
        HİSSEANALİZ YOUTUBE VİDEOLARINI İZLEMEK İÇİN ___
        FORUMA RESİM EKLEMEK İÇİN ___


        HİSSEANALİZİ INSTAGRAMDAN TAKİP ETMEK İÇİN ___

        Yorum yap


        • #5
          Cevap: Türkiyede tarim ve hayvancilik

          Ticari süt işletmelerince toplanan inek sütü miktarı Ağustos ayında geçen yıla göre % 0,2 azaldı
          Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Ağustos 2017 donemi Süt ve Süt Ürünleri
          Üretimi istatistikleri yayımlandı.

          TÜİK'in konuya ilişkin haber bulteni aşağıda bulunuyor:

          " oplanan inek sütü miktarı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,2 azaldı.

          Ağustos ayında ticari süt işletmeleri tarafından içme sütü üretimi 112 bin 742 ton olarak gerçekleşti ve bir önceki yılın aynı ayına göre %9,1 artış gösterdi. İnek peyniri üretimi 56 bin 954 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre %4,5 arttı. Koyun, keçi, manda ve karışık sütlerden elde edilen peynir çeşitleri ise 2 bin 508 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre %52,8 arttı.

          Yoğurt üretimi 116 bin 453 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre %0,9 arttı. Ayran üretimi ise 70 bin 647 ton ile bir önceki yılın aynı ayına göre %7,8 artış gösterdi.

          Ağustos ayında ticari süt işletmeleri tarafından toplanan inek sütü yağ oranı ortalama %3,4, protein oranı ise ortalama %3,3 olarak tespit edildi.

          mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış toplanan inek sütü miktarı Ağustos ayında bir önceki aya göre %4 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış toplanan inek sütü miktarı Ağustos ayında bir önceki yılın aynı ayına göre %0,02 azaldı. "
          "Hayat inanan ve salih ameller işleyenler dışında hiç kimsenin kazanamadığı bir oyundur."

          Aliya İzzetbegoviç

          HİSSEANALİZİ TWİTTERDAN TAKİP ETMEK İÇİN ___
          HİSSEANALİZİ FACEBOOK DAN TAKİP ETMEK İÇİN ___
          HİSSEANALİZ YOUTUBE VİDEOLARINI İZLEMEK İÇİN ___
          FORUMA RESİM EKLEMEK İÇİN ___


          HİSSEANALİZİ INSTAGRAMDAN TAKİP ETMEK İÇİN ___

          Yorum yap

          Unconfigured Ad Widget

          Collapse

          Neler Oluyor

          Collapse

          Şu Anda 2 Kullanıcı çevrimiçidir Bunlardan 0 üye 2 ziyaretçidir..

          Şimdiye kadar aynı anda 15,412 kullanıcı 14-09-2018 tarihinde saat 15:58 içinde çevrimiçi oldu.

          Hazırlanıyor...
          X